30 Temmuz 2015 Perşembe

Edebî Sanatlar



                                                                
           "Edebî Sanatlar" Çalışmasını Sunarken...

           Nasıl ki “Bal bal demekle ağız tatlanmaz” , “edebî sanatlar, edebî  sanatlar” demekle de sanat olmaz. Başka deyişle edebî sanatların ne olduğunu - ne olmadığını bilmek sanat yapmak için yeterli olmayabilir. Bilmek yetmez uygulamak gerekir. Yaygın bir benzetmeyle söylersek nasıl ki tarif ile yüzme öğretilemezse edebi sanatları ezberlemekle de edebi sanat yapılamaz.  Yüzmek suda, denizde öğrenildiği gibi edebî sanatlar da uygulamalarla öğrenilir.

           “Edebî Sanatlar”  başlığı altında yaptığımız bu çalışmamızda okuyucuları suya sokacak değiliz. Kıyıda dolaşacağız. Açık deyişle edebi sanatlarla ilgili tanımları ve kısa örnekleri sıralayacağız.

           İnternet ortamından, edebî sanatlarla ilgili olarak yaptığımız alıntıların, derlemelerin sadece bir fikir verebileceğini, cesaret verebileceğini söyleyebiliriz. Yani, bazı okuyucular yüreklenerek denize açılabilir.

           Ben öğrenciliğimde bu kıyılarda çok dolandım; ama nedense uzaklara açılamadım. Enginlere açılmam şöyle dursun enginlerde olanları da göremedim.

           Edebî sanatları tamamen unuttuğumu söylersem değerli hocalarıma nankörlük yapmış olurum. 1963 ve 1964’de Bursa Eğitim Enstitüsünde değerli hocamız şair ve yazar Mehmet Aydın Bey bizleri “şiir koylarında” yüzdürdü. Değerli hocamız Bahattin Arık Bey, Nedim’den  Beşir Fuat’a kadar şair ve yazarları ayrıntılı olarak bize tanıttı. Tevfik Fikret’in sanatını sanki yaşıyormuş gibi öğretti bize. Aşiyan’dan tüm “Boğaziçini seyrettik. Boğaz sularında yüzmedik ama... Ne diyordum? Nankörlük etmeyeyim. Hocalarımız edebî sanatları öğrettiler bize; ama ben bunca sene içinde unuttum.

           İnternet Okyanusunun kıyılarında gezerken edebî sanatlarla ilgili çalışmalara da göz gezdirdim. Kıyılar kirlendi, kıyılar tanınmaz halde; ya da yaşlandık, biz eski biz değiliz.
           Kıyılardan enginlere bakınca adalar, adacıklar gördüm. Bu adalarda olmak istedim. Benzetmelerde aşırıya gitmek iyi değil. Açık açık yazayım: Kuran-ı Kerim’deki sanatları fark ettim. Okuyucular da fark etsin diye bunları “Ek okuma” başlığı altında derleyip ekledim. Ayrıca diğer adacıklarda şair ve yazarların tüm eserleriyle incelendiğini de gördüm. Zaman olursa bu adacıklara da uğrayabilirim. Yalnız, yüzme bilmediğimi, denize açılamayacağımı ima ile olsa bile söyledim. Onun için “ada sahillerinde dolaşmak istiyorum.”

           Bu çalışmamı Gencal’ın Notları’ında niye yayınladığıma gelince, onu da anlatayım:
           Edebî sanatlar sözü güzelleştirme, etkili ve kalıcı kılma aracıdır. Yani edebî sanatları öğrenmek amaç değil, olsa olsa bir araçtır. Durum böyleyken edebî sanatlar, sınavlarda lise öğrencilerinin, hatta ortaokul öğrencilerinin  karşısına çıkıyor. Öğrenciler sınav kaygısıyla bu sanatları okumaya çalışıyorlar.

           Divan edebiyatında bazı şair ve yazarlar sırf sanat yapmak için çabalamışlardır. Bunları incelemenin ne yararı olduğunu anlamış değilim. Bence “Divan Edebiyatı” yalnız üniversitelerde ele alınmalıdır. Bu düşüncemizi belirttikten sonra, bazıları bu çalışmamızda bütün sanatlara değinmemizi yadırgayabilirler. Yadırgamasınlar; çünkü “Gencal’ın Notları” üniversiteliye de, liseliye de, ortaokulluya da... kısaca herkese açıktır. Herkesin, kapasitesine göre yararlanmasını diliyoruz.

           “Öğretmenler, öğrettikçe öğrenen ulvi cahillerdir.”der adını unuttuğum bir bilge. Ben de edebî sanatları öğrettikçe öğrenmeye çalışacağım. Daha doğrusu unuttuklarımı öğreneceğim. Allah ömür verirse bir gün de uygulayabilirim inşallah.

           Edebî sanatlar  genel olarak mecazlar, anlam sanatları ve söz sanatları olmak üzere üç kümede ele alınmaktadır. Aşağıda adları yazılı sanatlar size bir “tık” kadar yakın olsun isterim.

          İçtenlikle belirteyim ki, ben de sözde sanat yaparak bir sunuş yapmak istedim; ama “ağzıma burnuma bulaştırdığımın” farkındayım. Kusura bakmayınız. Doğal, içten anlatımın dışına çıkılırsa işte böyle olur. Onun için size ders olsun. Ders olsun ki öğrendiğiniz sanatları öylesine gelişi güzel sözlerinizin arasına, arasına katmayasınız. Lokmaları çiğnemeden yutmayasınız.

          Daha ne diyebilirim. Anlayana sivri sinek saz...


          Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli



Edebî Sanatlar




Edebî Sanatlar
  1. Mecaza Dayalı Sanatlar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder