13 Ağustos 2015 Perşembe

Anakroni

Edebî Sanatlar 


Anakroni (zaman dışılık)

Anakroni, (Yunanca ανά, "karşısında," ve χρόνος, "zaman") tarihi kesin olarak bilinen bir olayı değişik bir tarihte gerçekleşmiş; yaşadığı zaman belli olan bir kişiyi de değişik bir tarihte yaşamış gibi göstermedir.
Bu kavram Türkçeye zaman dışılık olarak çevrilmiştir. Çok basit bir açıklama ile Irak’ı işgal eden ABD askerlerinin mancınık kullanması, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethine Rolex saatine bakarak başlaması anakronizme örnek gösterilebilir.

Anakroni kişi, nesne, adet, uygulama, olay vb. unsurları ait oldukları tarihsel dönemin dışındaki bir döneme yerleştirme hatasıdır.
Nasrettin Hoca’nın Timur ile ilgili fıkraları gibi. Bu durum bilgi eksikliğinden kaynaklanabilir ya da bir amaç için bilinçli olarak yapılabilir.
Bilerek yapılan anakronizm sanatsal anlamda bir teknik olarak, farklılık, mistizm, ilginçlik, espri yaratmak adına kullanılmış olabilir.
Farkında olmadan, sehven yapılan anakronizm ise genelde dikkatsizlik, özensizlik ve akıl kıtlığı nedeni ile ortaya çıkmış olabilir.
Eski Yunancada olayları yanlış zamanlandırma anlamına gelen "anakhronismos" kelimesinden türetilmiştir. edebi eserlerde okuyucunun dikkatini konuya çekmek, olayları daha renkli ve çarpıcı olarak ortaya koymak için başvurulan bir yöntemdir. Özellikle trajedilerde anakronizme çokça yer verilir. Ayrıca Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu Türk tarihçiliğinde anakronizm'in ciddi bir "tarihselleştirememe" veya "tarihsizlik" sorunu ortaya çıkardığını söyler.
***
ANAKRONİZMİ MUTLAKA ANLATMALIYIM

Özellikle günümüzde siyasilerin tarihten örnek vererek konuşmaları bana Anakronizm kavramını açıklama gereği hissettirmiştir. Dilimizin döndüğü bildiğimiz kadar ile açıklamaya çalışalım efendim.

Anakronizm, Yunanca kökenli olan bir kavram olup Türkçeye Fransızca’dan (anachronisme) geçmiştir. Tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle, içinde bulunduğu zaman dilimi (dönem) ile kronolojik açıdan uyumsuz olarak tanımlanmaktadır. Bu kavram Türkçeye zaman dışılık olarak çevrilmiştir. Çok basit bir açıklama ile Irak’ı işgal eden ABD askerlerinin mancınık kullanması, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethine Rolex saatine bakarak başlaması anakronizme örnek gösterilebilir.

Geniş anlamda ise, toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilimdir.

Başka bir deyişle Anakronizm bir olgunun tarihi dönemindeki gerçekliği ile algılanan şeyin günümüz dönemi hakkındaki yanılgısını ifade eder. Bu yanılgı sadece olgusal bilgiler hakkında değil, kavramlar, bakış açıları ve zihniyetler konusunda da olabilir.
Anakronizmin üç farklı türünün olduğu bilinmektedir: Olgu anakronizmi, dil anakronizmi ve yaklaşım anakronizmi.
Dil ve yaklaşım anakronizmi herhangi bir dönem için geçerli olmayan kavram ve yaklaşımların bu dönemdeki olgu ve kişileri açıklamak için kullanılmasıdır. Bu yanılgı çoğu kez şimdiciliğin (presentism) bir sonucudur. Şimdicilik bugünün ihtiyaçlarının, sorunlarının ve yaklaşımlarının tarih yazımına yansımasıdır. Tarih yazımının doğası gereği bu bir ölçüde kaçınılmaz bir durumdur. Ancak bu durum özellikle dilsel ve yaklaşımsal anakronizm hatalarının oluşmasını kolaylaştırmaktadır. Tarih yazımı gibi, ilk ve ortaöğretim düzeyindeki tarih öğretiminde de anakronizm hataları sıklıkla görülmektedir. Ama en çok görüldüğü alan tarihsel dönemdeki inançlara yönelik kalıp yargılardaki dogmaların algısındadır. Bilirsiniz, ders kitaplarında tarihi olayları dönemin kişilerinin ağzından anlatan ve kitap yazarları tarafından oluşturulan kurgusal metinler kullanılır. Bu metinler anakronizm hataları açısından incelendiğinde, kitap yazarlarının kendilerine ve günümüze ait olan yorum, kavram ve bakış açılarını tarihi şahsiyetlere mal edip etmediklerini, bir diğer ifadeyle, geçmiş döneme ait bakış açılarını doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadıklarını görebiliriz.

Tarihi kişilikleri kendi dönemlerinin anlayışları, bakış açıları ve anlam dünyaları çerçevesinde yansıtma konusunda kitap yazarlarının bilinç ve dikkat düzeylerinin pek yüksek olmadığı görülmektedir. Bugüne ait tarihsel bilgi ve yorumların geçmişe mal edilmesi, siyasetçilerin konuşmalarında rastlandığı gibi ders kitaplarındaki kurgusal metinlerde birçok açıdan hata ve yanılgıların doğmasına yol açmış ve açmaktadır. Özellikle zaman ve mekân algılarındaki değişim, kavram kullanımı ve olayların nedenlerinin açıklanması konularında önemli bilgi ve yorum hatalarının yapıldığı gözlenir.

Tarihsel olayları değerlendirirken zamandan çıkarıp günümüze taşımak zaman dışılık yaparak karşılaştırmak kötü niyetin, yanlış algının bir tezahürü olsa gerek. Ancak devlet adamlarının kendi bilgi, kişisel donanımları dışında onlarca danışmanın var olduğunu bilindiği halde neden bu hataya düşülmektedir?

Meslektaşım 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.” Sözü zaman dışılık açısından anakronizme bir miktar açıklık getirmektedir.

Yakın Cumhuriyet tarihimize yönelik herkesçe bilinen ama kimi aymazların inkar ettiği bir çok tarihi gerçeği açıklama gereği duymuyorum ancak söylemekte yarar var ki Ulusal önderimiz Atatürk’ün Osmanlının küllerinden ulus devletimizi oluştururken 1920-1930 dönemsel, Konjonktürel (İktisadi hayatın iyileşme ve kötüleşme konusunda gösterdiği değişikliklerin (dalgalanmaların) hepsine verilen ad.) zorluklarını tam 100 yıl yani 1 asır sonra 2014 yılı gerçeklikleri ile karşılaştırmak tam bir Anakronizm yanılgısıdır.

Bilmem Anakronizmi anlatabildim mi?

Nizamettin BİBER

===============
Kaynaklar:
http://ikizdere.net/anakronizmi-mutlaka-anlatmaliyim/
http://www.uludagsozluk.com/k/anakronizm/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Anakroni



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder