16 Ağustos 2015 Pazar

Mülemma (Makaronik)

Edebî Sanatlar 

Anlama Dayalı Söz Sanatı
Mülemma:
Alaca renkli, renk renk.
Dizelerinden her biri başka dille yazılmış şiir.
Bulaşmış, sıvanmış.
Bk. bulaşık koşuk (Birden artık dil kullanılarak yazılan koşuk şekli)
http://www.nedirnedemek.com/m%C3%BClemma-nedir-m%C3%BClemma-ne-demek
*
Makaronik

Makaronik, iki ya da daha fazla dilin karıştırılmasıyla yazılmış mısra veya bölümlerden oluşan şiir türü. Türkçe de Mülemma olarak bilinir.
Antik dönemde Yunanca ve Latincenin karıştırılmasıyla elde edilmiş makaronik örnekler yerini, Latincenin Orta Çağ Avrupasında hala etkin bir dil olması nedeniyle, Shakespeare'in Julius Caesar adlı oyununda kullandığı "Et tu, Brute? Then fall, Caesar." şeklinde olduğu gibi Latince-İngilizce vb. örneklere bırakmıştır.

Divan edebiyatında ise,

ey sanemi, dost sanemi, gürîzpâyem
ey geleyim, dost geleyim, didi, neyâmed.
ey mehi, a dost, meh-i âfitâb-ı ûyem
ey geleyim, dost geleyim, didi, neyâmed.

şeklinde Farsça, Arapça ve Türkçenin karıştırılmasıyla elde edilmiş makaronik (Mülemmna) şiirler mevcuttur.

*
EDEBİYATTA MÜLEMMA‘ NEDİR?
Halis ECE

Mülemma‘, bir beytin mânâ yönünden birbirini tamamlayan iki mısraını iki ayrı dil ile ve kafiyeli olarak söylemektir. Güzelce yapıldığı zaman pek zarif ve nükteli olur.

Ancak okuyanların da bu dili anlamaları gerekir. Zira anlamazlarsa nasıl imrenecek, sanat olduğunu nasıl görüp kabul edecekler?

Maamâfih halk arasında da mülemma‘ tarzı ifadelerin kelâm-ı kibar olarak kullanıldığını; lâkin bunların ekseriya bir kafiyeye feda edilmiş tekerlemelere döndüğünü görürüz. Misâlleri çoktur. İşte bunlardan biri:

“et-Tekrâru ahsen
Velev kâne yüz seksen”

“Yüz seksen defa bile olsa, tekrar etmek iyidir” mealindeki bu söz, besbelli ki medrese talebeleri tarafından, derslerine iyi çalışmak gerektiğini ifade etmek üzere uydurulmuştur. Ancak kafiye, daha sonra onu unutulmaktan kurtarmış ve hatta halkın diline hediye etmiştir.

Şu mülemma‘ı hangi tiryakinin söylediğini bilmiyoruz; ama belli ki iflah olmaz bir sigara tiryakisi imiş:

“el-Kahve bilâ duhân
Ke'n-nevmi bilâ yorgan”

Meali: “Tütünsüz kahve içmek, yorgansız uyku uyumak gibidir.” Sigara müptelalarının çok hoşuna gidecek cinsten bir tekerleme doğrusu. Fakat, yanlışlığı da, maddî-mânevî tehlikesi de münâkaşa edilemeyecek kadar açık. Onun için aman dikkat! diyoruz.

Cenâb-ı Hakk, kahvesiz değil ama, tütünsüz-dumansız, sağlık ve âfiyet üzere tertemiz bir hayat nasip eylesin. (Âmîn.)


KAHVE VE TÜTÜN ÜZERİNE BEYİTLER

Kahvenin yüzü kara, kim demiş içilmez
Gönlü ak, dili tatlı, hatırından geçilmez.
*
Kahve-i rû-siyâhım şifâ verir bedene...
Hak lânet etsin tütünü îcâd edene...

N A Z M

Kahvelerim pişti gel
Cezvelerim taştı gel
İyi günüm dostları
Kötü günüm geçti gel
Muallim Nâci

http://www.halisece.com/edebiyat/51-edebiyatta-mulemma-nedir.html
*
ÂŞIK TARZI ŞİİR GELENEĞİNDE MÜLEMMA
Doç. Dr. Salahaddin BEKKİ
...
Mülemma, tarihi kaynaklarda ilk defa İran şairleri tarafından ortaya konulduğu tespit edilen ve bir mısraı Arapça, bir mısraı Farsça yazılan eserleri karşılamak için kullanılmıştır.
Bir manzumenin mısralarını yahut mısraların bir kısmını muhtelif lisanlarda tertip etmeye telmîʾ denmektedir.
Telmîʾ, İranlılardan Türklere geçmiş ve ilk örneklerini Mevlana Celaleddin-i Rûmî vermiştir.
Osmanlı kültür coğrafyasının genişlemesine paralel olarak ortaya konan mülemma tarzı manzumelerdeki dil çeşitliliği de artmıştır. İlk başlarda Türkçenin yanında, Arapça ve Farsça karşımıza çıkarken, Anadolu’nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması sürecinde Ermenice, Rumca ve Yunanca; Osmanlının Balkanlar ve Rumeli’ni fethiyle birlikte Makedonca, Arnavutça, Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça Türkçenin yanında yerini almıştır. Batılılaşma sürecinde Fransızca; günümüzde ise Almanca ile mülemmaların oluşturulduğunu görüyoruz.
...
Dilimize Arapçadan (ملمع Mulemma‘) geçen sözcük, “alaca renkli, renk renk” anlamına gelmekte olup bir edebiyat terimi olarak, “mısralarından her biri başka dille yazılmış şiir”leri karşılamak için kullanılmaktadır (Türkçe Sözlük, C. 2, s. 1606). Bir şairin, Türkçe yazmış olduğu şiirinin bazı mısralarını muhtelif lisanlarda tertip etmesine de telmi‘ denmektedir (Tahirül Mevlevi, 1973:158). Mülemma’nın Batı dillerindeki karşılığı ise makaronik (Fr. macaronique)’tir.
...
Mevlana Divanında Farsça-Türkçe (Çağatayca) mülemmalar vardır:

Dânî ki men be’âlem yalguz seni sever men
Çün der berem neyâyî ender gamet öler men
[Bilirsin ki ben âlemde, yalnız seni severim; yanıma gelmeyecek olursan, senin gamından ölürüm.]
...
Üç lugatdan cavaf verim men size
Arap lisan, Farsı zeban, Türkı dil.
Şaşgın gezen tüşer sahraya düze,
Arap tarık, Farsı irah, Türkı yol
      Salman Bey
...
Türk edebiyatı ve kültürü söz konusu olduğunda mülemmaların yalnızca âşık edebiyatı mensupları tarafından ortaya konmadığı günlük dil ve anonim ürünler arasında, mülemma türkülerin, manilerin, bilmecelerin, atasözlerinin ve ölçülü sözlerin bulunduğu da bilinmelidir.

 http://turkoloji.cu.edu.tr/pdf/salahaddin_bekki_asik_tarzi_siir_gelenegi_mulemma.pdf
Telmi’
Telmi’, bir şairin Türkçe şiirinin bazı mısralarını ya da mısraların bir kısmını Arapça veya Farsça olarak söylemesidir. Şiirde bulunan Arapça veya Farsça mısralar bir başka şaire ait olmamalıdır. Aksi taktirde yapılan işlem telmi’ değil tazmin olur.
Türk şairler Türkçe şiirlerinin içinde yine kendilerine ait Arapça, Farsça mısra, mısra parçası ya da beyitlere yer vermişlerdir. Bu şiirlere mülemma’ denir.

http://trkdlvdbyt.blogspot.com.tr/2012/04/eski-turk-edebiyatna-giris-soz-sanatlar.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder