Edebî Sanatlar

Akrostiş

Lafızla
(sözle) İlgili Söz Sanatı
Her mısraın ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okununca bir
ismin çıkacağı şekilde yazılmış şiire “akrostiş” denir.
Yazması oldukça zor bir şiir türüdür ve şiirlerde çok sık
karşılaşamayacağımız bir edebi sanattır. Çünkü her dizenin başındaki harfin /
dolayısıyla kelimenin sınırlı oluşu, şiir yazmayı zorlaştırmaktadır.
Divan edebiyatında akrostişe muvaşşah ya da istihrac
denir. Eski Yunan ve Latin edebiyatında akrostiş “üç dize” anlamına gelir.
Akrostiş şiir yazmanın en pratik yolu, önce şiirin konusuna
uygun kavram haritası çıkarmaktır. Örneğin konusu aşk olan bir akrostiş şiiri
yazmadan önce, hangi çerçevede bu konuyu işleyeceğinize bağlı olarak değişecek
olan belli kavramları listelemeniz gerekecektir. Daha sonra bu kavramların alt
kavramlarını belirlemek gelir. Son adım ise, bu kavramlar arasından, mantıklı
bir birliktelik yaratmaktır. Yani birbirini takip ettiğinde anlamlı bir bütün
ortaya çıkaracak kavramlar, dizelerin başına akrostiş kuralına göre
getirilmelidir.
Başka bir tanım:
Akrostiş şiir: Mısraların ilk harfinin yukarıdan aşağıya
doğru okunmasıyla ortaya çıkan anlamlı kelimelere akrostiş denir. Bu şiirlerde
sıkça kullanılan ve şiirlere ayrı bir hava katan şiir ya da manzume biçimidir.
Genelde aşk anlatılacağı zaman kullanılan akrostiş, istediğiniz diğer alanlarda
sırıtmayacak şekilde kullanılabilir.
Akrostiş Sanatına Örnekler:
Ard ardadır
dizeler
Kelimeler,
heceler
Rastgele
değil ama
Oluştursun
bir mana
Sırala,ör ve
doku
Tertiple
düzen gerek
İlk
harflerini oku
Şimdi
birleştirerek.
Hızır AKTAŞ
Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar
Elden ne gelir ki ? Güzelsin, gençliğin var.
Dünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes.
İnan ki bir daha geri gelmez bu günler,
Âlemde bu andır bize dost esen rüzgâr.
Cahit Sıtkı Tarancı
Bu şiirin mısralarının ilk harfleri yukarıdan aşağı okununca “VEDİA” ismi
çıkar.
Adalettir dünyada
Doğruluğun teminatı
Adaletle sağlanır
Lazım olan güvenlik
Evlere huzur dolar
Tamam olur esenlik…
Doğruluğun teminatı
Adaletle sağlanır
Lazım olan güvenlik
Evlere huzur dolar
Tamam olur esenlik…
Adalet nedir bilir misin?
Devletin temeli eşitlik bunu bilmez misin?
Adaletsiz yer nasıl olur?
Lehim olmamış iki demir gibi olur.
Ey insanlık!İnsanın biri yukarıda iken diğeri aşağıda mı?
Tek eşitlik parada soyda mı?
Devletin temeli eşitlik bunu bilmez misin?
Adaletsiz yer nasıl olur?
Lehim olmamış iki demir gibi olur.
Ey insanlık!İnsanın biri yukarıda iken diğeri aşağıda mı?
Tek eşitlik parada soyda mı?
Adalet en büyük nimettir
Dünyada en büyük devlettir
Allah’ın emridir hem de,
Lazım olur insana
En zorda olduğu anda
Terkedilmez hedeftir…
Dünyada en büyük devlettir
Allah’ın emridir hem de,
Lazım olur insana
En zorda olduğu anda
Terkedilmez hedeftir…
Yukarıdaki şiirde dizelerin baş harfleri okunduğunda “adalet
adalet adalet” sözcükleri ortaya çıkar.
BUKET
Bin bir çiçekten
demet,
Uçan polenden gök
kelebek
Kalbe doğan bir
şölen gibi,
Eğer “Sen
kimsin?” dersen hala,
Tabii ki Buket,
B-U-K-E-T
*
*
Test
1.Bir şiirde dizelerin ilk harflerinde yukarıdan aşağıya doğru, anlamlı bir sözcük oluşturmasına dayanan söz sanatına ---- denir.
*
Akrostiş, (Acrostiche, Uclama):
Bir üslup yanacı olan
akrostiş, her dizenin ilk sesi, yukarıdan aşağıya doğru okununca bir sözcük
oluşacak şekilde düzenlenmesiyle elde edilen koşuktur.
Akrostişin farklı
biçimleri vardır.
İç seslerle kurulduğu gibi son seslerle de akrostiş yapılır.
Aşağıdaki parçada iç seslerin bir araya gelişiyle elde edilmiş iç uclama (mésostiche) biçimine örnekleme yapılmış.
“her yerde elif var…”
“her yerde nun var…”
“her yerdesin var” (ins, 391)
Dizelerde görülen “elif
( آ), nun (ن) ve sin (س)” sözcükleri “ins” sözcüğünün Arapça
yazılışını sağlayan sesler verilerek başlık yazımı üç dörtlükte ve iç
uclamayla verilmiş. Ayrıca bir sözcük oyunuyla "yerdesin" formu ikili bir görevi yerine
getirir.
Abdülhalim Aydın,
Hilmi Yavuz'un Şiirinde Söz Sanatları, Sözcük Oyunları ve Şiirsel Figürler (Yanaçlar)
Abdülhalim Aydın,
Hilmi Yavuz'un Şiirinde Söz Sanatları, Sözcük Oyunları ve Şiirsel Figürler (Yanaçlar)
Muvaşşah
Muvaşşahın günümüzde akrostiş şeklinde ifade edilmesinden dolayı
sadece mısra başlarındaki harflerden isim çıkarma sanatı olarak algılandığı
malumdur. Halbuki divan şiirindeki muvaşşah örneklerinde sadece mısraların ilk
harflerinden değil mısranın ortasında ve sonunda yer alan harflerden de faydalanılmıştır. Şairlerimizin, muvaşşah yoluyla unvan, duâ
ifadesi hatta bazen bir mısra veya beyit meydana getirdikleri gibi bu hüneri
tarih düşürmede de kullandıkları görülmektedir. Bu bakımdan muvaşşahların
farklı muhtevalara sahip olduğunu ifade etmeliyiz
Divan Şiirinde
Muvaşşah
Arapça “vişah” (وشح) kökünden gelen muvaşşah kelimesi
lügatlerde; “süslenmiş, süslü, müzeyyen
giyinip kuşanmış, tevşih ve tezyîn edilmiş orijinal renginden farklı bir renkle
ya da çizgili desenle nitelenen veya nakşedilmiş atkı veyahut süslü giyim
eşyası, boyun bağı ve meftûl veya gaytan asmak ve tezyin eylemek tevşîh
edilmiş, takıp takıştırmak suretiyle zinetlendirmek ” gibi anlamları ile
verilmektedir.
Edebiyat terimi olarak ise “bir manzumeyi oluşturan mısraların veya
beyitlerin baş tarafına, ortasına veya sonuna yerleştirilen harf, hece veya
kelimeler marifetiyle gizli bir isim veya ifade oluşturmak”tır.
Muvaşşahın bir diğer ismi de istihrâctır. Sözlük anlamı
itibarıyla “anlam,
netice çıkarma” demek olan istihrâc, terim olarak; şiirde mısra
başlarındaki harflerin birleştirilmesi ile bir kelimenin, bir özel ismin ortaya
çıkması anlamına gelmektedir.
Batı edebiyatlarında acrostiche, akrostichon, akrostic gibi
kelimelerle karşılanan muvaşşah, Batı tesirindeki Türk edebiyatıyla birlikte akrostiş olarak dilimize girmiştir.
Muvaşşaha göre daha dar bir anlam içeren akrostiş,
manzumelerin mısralarının baş taraflarında gizlenen ifadeleri karşılayacak
şekilde kullanılmaktadır. Buna karşılık divan şiirindeki muvaşşah örneklerinde,
sadece mısraların ilk harflerinden değil mısranın ortasında veya sonunda yer
alan harflerden de bir ifade veya isim gizleme yoluna gidilmiştir. Bu uygulama
Batı edebiyatlarında farklı bir şekilde isimlendirilmiştir. Akrostiş mısranın
ortasında olursa mezoştiş, sonunda yapıldığında
ise telestiş adını almaktadır.
Kısacası muvaşşahı, Batı edebiyatlarında akrostiş,
mezoştiş ve telestiş gibi farklı isimlerle ifade edilen uygulamaların genel adı
olarak nitelendirmek mümkündür.
Tespit ettiğimiz muvaşşahlar; nazım şekilleri, beyit
sayıları, mısra başı, ortası veya sonunda uygulanması bakımından farklı şekil
öze Akrostiş şeklindeki muvaşşahların dikkat çeken özelliklerinden biri de
kendi içinde farklı uygulamalarının olmasıdır. Bu tür muvaşşahlarda şairlerin, bazen beytin her iki mısrasında bazen de sadece
ilk mısralarda akrostiş yaptığı
gözlemlenmiştir.
Divan şiirinde sanatkârâne söyleyişin en önemli
yöntemlerinden biri de muvaşşahtır.
Muvaşşah, günümüzde
yanlış bir isimlendirme ile akrostiş olarak nitelendirilmektedir. Akrostiş,
genellikle mısra başlarına yerleştirilen harf, hece veya kelimeler aracılığıyla
bir isim veya ifade oluşturma sanatıdır. Ancak bu uygulamanın mısra ortalarında
(mezoştiş) ve sonlarında (telestiş) yapıldığı da görülmektedir.
Divan şiirinde muvaşşah, bu üç farklı uygulamayı da
kapsayacak şekilde örneklerine rastlanan bir sanattır. Bu yüzdendir ki muvaşşahtan bahsederken sadece akrostiş tabirinin
kullanılmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz. Konuyla ilgili özellikle
belagat kitaplarında muvaşşah teriminin yanında veya parantez içinde akrostiş
kelimesinin kullanılmasının yanlış olduğunu düşünüyoruz. Akrostiş, sadece
muvaşşahın en sık kullanılan yöntemlerinden biridir. Bu çerçevede nasıl ki
bugün divan şiirindeki telmih, mecaz, hüsn-i ta’lîl, iham, tecâhül-i ârif… gibi
sanatlardan bahsederken Batı dillerindeki karşılıklarını kullanmıyorsak –ki kullanılmaması
gerektiği görüşündeyiz- muvaşşah için de aynı yolu tercih etmemiz gerektiğineinanıyoruz.
Kaynaklarda muvaşşah; edebî bir sanat olarak
nitelendirilmemiş, çoğunlukla belagata dahil edilen hünerler arasında
gösterilmiştir. Fakat şunu ifade etmeliyiz ki şair tarafından özellikle belirtilmemişse
muvaşşahı tespit etmek kolay değildir. Muhtemelen bu yüzden olsa gerek diğer edebî
sanatlar kadar itibar görmemiştir.
Hakan Yekbaş, Divan Şiirinin Sessiz ve Gizli Anlatımı:
Muvahşah
http://www.turkishstudies.net/Makaleler/608713299_148Yekba%C5%9F%20Hakan_S-2649-2700.pdf
Test
1.Bir şiirde dizelerin ilk harflerinde yukarıdan aşağıya doğru, anlamlı bir sözcük oluşturmasına dayanan söz sanatına ---- denir.
Yukarıdaki paragrafta
boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Seci
B) Cinas
C) Akrostiş
D) Tedric
E) Akis
*
Cevap anahtarı: 1.C,
================
Kaynaklar:
http://www.akrostissiirler.com/ile-ilgili-akrostis-siirler/akrostis-sanati-ve-ornekleri
http://www.cokbilgi.com/yazi/akrostis-sanati-siir-ornekleri/
http://www.edebiyatogretmeni.org/akrostis/
