16 Ağustos 2015 Pazar

Berâat-ı ihtihsal

Edebî Sanatlar 

Anlama Dayalı Söz Sanatı
Berâat-ı ihtihsal

Berâat-ı ihtihsal sözün başında eserde anlatılanları belirten sözcük ya da söyleyişler.

Berâat üstün gelmek, istihsal yeni ayın görünmesi, yağmurun yağması, çocuğun doğarken çığlık atması anlamlarına gelir.

Bu edebi sanata hüsn-i ibtida adı da verilir. Amaca iki yolla ulaşılır. Bir ilişki kurularak ya da ilişki kurulmadan. İlişki kurulmasına tahallüs, kurulmamasına iktidab denir.

Sinan Paşa’nın Tazarru’namesi, Fuzuli’nin Hüsn’ü Aşk’ı, Cevdet Paşa’nın Belagat-ı Osmanniye adlı eserlerinde bu sanatın güzel örnekleri vardır.

Uyduk dil-i divâneye dil uydu hevâya
Ruhi
Su uyur düşmen uyur hasta-i hicrân uyumaz   
Şeyh Gâlib

Selam verdim rüşvet değüldür diyu almadılar, Hüküm gösterdim, fiadesüzdür deyu mültefid olmadılar.
Fuzuli- Şikayetname,



http://www.milliyet.com.tr/ozel/edebiyat/sozluk/index.html




Tensîk

Edebî Sanatlar 

Anlama Dayalı Söz Sanatı
Tensîk
Tensîk bir söz kümesi içinde, bir cümlede zikredilecek birden çok şeyi bir sıraya koyarak söylemek.
İki gözüm, efendim, cânım, devletli sultanım. “Şîr-hârlar beşiğini, çocuklar eğlendiği yeri, gençler maîşetgâhını, ihtiyarlar kûşe-i ferâgati, evlâd validesini, peder ailesini ne türlü hissiyat ile severse insan da vatanını o türlü hissiyat ile sever.” (Namık Kemal)

Kaynak:Prof.Dr.Turan Karataş / Edebiyat Terimleri Sözlüğü



Ek okuma


TENSÎK
 Bir ifadede yer alan kelimeleri birbiriyle uyumlu biçimde güzel sıralama anlamýnda bedî‘ ı terimi.

 Sözlükte “sıralamak, inci vb. eyleri düzgün dizmek, sözün kelimelerini inci dizisi gibi sıralamak” anlamındaki nesk kökünden türeyen tensîk “düzgün biçimde dizmek” demektir (Lisânü’l-£Arab, “nsk” md.).

Bu edebî sanat kaynakların birçoğunda hüsn-i nesak diye geçer; ayrıca hüsnü’t-tenessuk, tertîb, hüsnü’t-tertîb, hüsnü’l-irtibât şeklinde de anılıyor.
Bedî‘ ilminde tensîk, bir beyit veya ibare içinde yer alan kelime yahut cümleciklerin edebî zevke uygun ve üslûba güzellik verecek bi çimde sıralanmasıdır.

...
Sıralamada önem dereceleri, olayların kronolojik seyri, mantıkî silsile ve fiilî durum gibi hususlar esas alınır.


Kur’ân-ý Kerîm’de, “Sonunda ‘Ey arz, suyunu yut! Ey gök sen de yað- muru tut!’ denildi. Su kesildi, iþ bitirildi, gemi Cûdî’ye demirledi ve zalim güruh için ‘lânet olsun’ denildi” meâlindeki âyette (Hûd 11/44) sýralamada kronoloji ve fiilî durum esas alýnmýþtýr. Çünkü amaç, Nûh tûfanýnda uzun zaman gemide kalan insanlarla diðer canlýlarýn bir an önce buradan kurtulup karaya ayak basmasýnýn sað- lanmasý olduðundan âyet her tarafý kaplayan sularýn çekilmesini belirten ibare ile baþlamakta, yerde tekrar su birikmemesi ve karaya çýkanlarýn bundan zarar görmemesi için yaðmura kesilmesi emredilmekte, ardýndan sularýn kesildiði ve iþin bittiði (ölenlerin öldüðü, kalanlarýn kaldýðý) haber verilmektedir. Geminin ileriki nesillere ibret olarak sabit bir yerde bulunmasý için Cûdî’de karar kýlmasý da iþin bitmesine baðlýdýr. Âyetin zalimlere beddua ile sona ermesi helâk olayýnýn zulüm yüzünden meydana geldiðini ve sadece zalimleri kapsadýðýný bildirme amacý taþýdýðýndan vak‘alar dizisinin sonunda yer almasý gerekir (Ýbn Ebü’l-Ýsba‘, Ta¼rîrü’t-Ta¼bîr, s. 425-428; Bedî£u’l-Æurßân, s. 164-165).

Müstakil olarak da ele alýnan tensîku’ssýfât sanatýnda bir mevsufla ilgili sýfatlar övme, yerme veya bir hususu açýklama amacýna yönelik olarak ardarda sýralanýr.




İsmail Durmuş

http://www.tdvislamansiklopedisi.org/dia/pdf/c40/c400270.pdf



Palindrom

Edebî Sanatlar 

Harf ve Yazıya Bağlı Hünerler
Palindrom (Dönüşük Sözcükler)

Türk Dilinde Palindromlar

Palindromlar düzden ve tersten bakıldığında aynı şekilde okunur ve bir kelime, deyim, sayı ya da cümle olabilir. Ayrıca kelimeler arasındaki noktalama işaretleri ve boşlukların ayarlaması da genellikle uygundur. Her iki yönden de aynı okunma özelliği olan palindromlar bir kelime oyunu olmanın yanı sıra bir dil ürünü olarak da dikkati çeker ve oluşumu bakımından çeşitli alt başlıklara ayrılır.
...

      Baş aşağı çevrildiğinde, bir aynadan yansıtıldığında ya da cam gibi saydam bir cisme yazılıp arkadan bakıldığında okunabilen palindromlar; dil için bir nevi kelime oyunu olarak da düşünülebilir. Bu yüzden de baştan veya sondan okunduğunda değeri değişmeyen sayı, kelime ya da cümlelere palindrom adı verilir.
Sözcük, 17. yüzyılda Yunanca palίn (‘tekrar, yeniden’) ve drom (‘dönmek’ Sanskritçe: drάmati) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan palίndromos (Onions, 1978: 643) sözcüğünden gelir.
Palindromlara örnek olarak “12321” sayısı, “21 Aralık 2002 günü saat akşam dokuzu on iki geçe (21.12.2002 21.12)” ifadesi, “küçük” kelimesi veya “Ey Edip Adana’da pide ye!” cümlesi gösterilebilir.
...
Bir sayı, bir beste, bir fotoğraf, bir hece, bir kelime, bir deyim ya da bir cümle şeklinde olan palindromlar dil için düşünüldüğünde bir kelime oyunu sayılabilir ve pek çok dilde olduğu gibi Türkçede de örneklerine rastlanır. Biçim bakımından ele alındığında ses ses, hece hece ya da kelime kelime 22 oluşturulan palindromların düzden ve tersten aynı ifadeyi ortaya koyduğu; bu ifadelerin bazen anlamlı cümleler, bazen de anlamsız kelime yığınları meydana getirdiği görülmektedir.
Yapılış yönünden “birebir eşlemeli” ya da “eklemeli” olarak görülen palindromlarda esas unsur; palindrom bir bütün olarak anlamlı bir cümle ya da bir kelime olmasa bile, fonetik olarak düzden ve tersten aynı ses değerlerini vermesidir.
...
Hüseyin Yıldız
http://turkoloji.cu.edu.tr/YENI%20TURK%20DILI/huseyin_yildiz_palindromlar.pdf

*
Palindrom, tersten okunuşu da aynı olan cümle, sözcük ve sayılara denilmektedir.

Hem birinci (sol üst köşeden sağ alt köşeye doğru), hem de ikinci (sağ üst köşeden sol alt köşeye doğru) köşegenine göre bakışımlı bir palindromik harf kutusu

Örnekler:

Palindromik sayılar:

·         101
·         111
·         121
·         212
·         323
·         6336
·         54245
·         623326
·         7895987
·         42699624
·         536754457635
·         98765432100123456789
·         98778855231222213255887789

Palindromik Türkçe sözcükler:

·         Aba
·         Ada
·         Ağa
·         Ala
·         Âmâ
·         Ana
·         Ara
·         Âsâ
·         Ata
·         Aya
·         Âzâ
·         Ebe
·         Ece
·         Efe
·         Elle
·         İki
·         İri
·         İyi
·         Kabak
·         Kaçak
·         Kak
·         Kavak
·         Kayak
·         Kazak
·         Kek
·         Kelek
·         Kıllık
·         Kılık
·         Kırık
·         Kısık
·         Kulluk
·         Küçük
·         Kütük
·         Küllük
·         Lâl
·         Makam
·         Mamam
·         Mum
·         Nacican
·         Nalan
·         Nazan
·         Neden
·         Niçin
·         Radar
·         Ses
·         Sis
·         Sos
·         Sus
·         Süs
·         Talat
·         Tat
·         Ütü

Palindromik Türkçe cümleler:

·         Anastas mum satsana.
·         İlaç iç Ali.
·         Ey Edip Adana'da pide ye.
·         Ey Nihat Adana'da tahin ye.
·         Ara piller eder elli para.
·         Para hazır ama Rıza harap.
·         En iyi meşe beşe mi yine?
·         Ayla'da mı madalya?
·         Al kazık çak karaya kayarak kaç kızakla.
·         Mağara daha dar ağam.
·         Aç raporunu koy, okunur o parça.
·         Rıza, Haluk okula hazır.

Palindromik Türkçe şiir:

Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane / yâr olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
Sâdıkâne / belki ol / âlemde bir / serdâr olur
Yâr olur / ağyâr olur / serdâr olur / dildâr olur
Yavuz Sultan Selim

Yukarıdaki şiir, sözcük öbeği palindromu yapısına uymaktadır. Bu şiirde ayrılmış her bir bölüme bir sayı verelim. Bu durumda şiir

1 / 2 / 3 / 4
2 / 5 / 6 / 7
3 / 6 / 8 / 9
4 / 7 / 9 / 10
düzenine girer.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Palindrom

*
Palindrom; baştan ve sondan okunduğunda değeri değişmeyen sayılardır

Örnekler
Dönüşük Sözcükler

ANASTAS MUM SATSANA

1*1 = 1

EY EDİP ADANADA PİDE YE

11*11 = 121
TALAT ATTAN ATLA

111*111 = 12321
KABAK, KÜÇÜK
1111*1111 = 1234321
EFE, ANISINA
11111*11111 = 123454321
TALAT, AD
111111*111111 = 12345654321
ÜMMÜ, İKİ        1881


http://www.mynet.com/trend/cevaplar/sorular-cevaplar/palindrom-bastan-ve-sondan-okundugunda-degeri-degismeyen-sayilardirorneklerd/6455308

Komparezon



Edebî Sanatlar 


Komparezon (comparaison, karşılaştırma)

İki öğe (varlık, nesne, durum vb…) arasında benzerlik ilişkisine dayalı olarak yakınlık-uzaklık durumunu belirten bir figürdür. Sentaksiko-semantik olan bu figür belirlenen, işaretlenen iki şey arasındaki benzerliği, farklılığı veya üstünlüğü ifadede ya da yaratmada kullanılır. Böylece benzeyen ve kendisine benzetilen gibi iki temel üzerine kurulan bu figürün karşılaştırma aracı benzetme ve karşılaştırma edatları olur. Bunlar çoğunlukla kadar, gibi, …den daha, nasıl…öyle; ha…ha…, kimi…kimi…, kah…kah…, ister…ister… veya, yahut, veyahut gibi edat ve karşılaştırma sözcükleridir.

“bir kurt nasıl kuşanırsa öyle kar günlerini;
aynalar kuşanıyor aynadaki tenini…”           (ten sonnet’si 247)

“sevinç bulaşıcı bir sayrılık
 gibi tiksinç”                                      (orpheus’a şiirler, 228)

“kimbilir, bir akarsu, ipekten ve kızıllıktan
daha bâkir, öylece, akıyorken o vâdi;”          (bakir sonnet, 273)


Abdulhalim Aydın, Hilmi Yavuz’un Şiirlerinde Söz Sanatları, Sözcük Oyunları ve Şiirsel Figürler (Yanaçlar)

*
Komparezon
(Fr. Comparaison; İng. comparison)

Benzetme, teşbih. Birbirlerine benzeyen iki şeyi birbirine yaklaştırmak; bu şekilde, kızgınlık ile fırtına, bir genç kızla bir gül, bir kahramanla bir aslan, yardımseverlik (charité) ile güneşin canlılık veren sıcaklığı yanyana getirilebilir, bunlar arasında bir ilişki kurulur, bir benzetme yapılır. Bu figürün yarattığı en sıradan etki, ifadeye daha fazla canlılık verir. Buradan hareketle: Melek kadar güzel, yıldırım gibi hızlı, v.b. S. 169

TEŞBİH

Çukurova’da atlar gibi şahlandı gönül (B. Kemal Çağlar; Benden İçeri, s.91)

Deniz, sanki âşığından geçici olarak mahrum
Kalmış bir genç kadındı.
(Tahsin Nahid, Hasta Bir Telde Hasta bir Nağme)


Ali Ak


Paylaşmak güzeldir.