Edebî Sanatlar

Anlama
Dayalı Söz Sanatı
İki
ya da ikiden fazla anlamı olan bir kelimeyi bir mısra ya da beyit içinde bütün
anlamlarını kastederek kullanma sanatıdır. Ancak bu yaparken beytin genel
anlamıyla, kelimenin çeşitli anlamları arasında yakın bir ilgi kurmak gerekir.
Îhâmın
kelime anlamı vehme, şüpheye, kuruntuya, tereddüde düşürmektir. Yani şair
kelimeyi öyle kullanır ki okuyucu o kelimenin bütün anlamlarıyla şiiri
anlayabilir, anlamlandırabilir. Dolayısıyla; okuyan, şair bu kelimeyi acaba
hangi anlamda kullandı diye tereddütte kalabilir yada her okuyucu o kelimeyi
(îhâm yapılan kelimeyi) şairin kendi anladığı anlamda kullandığını vehmeder,
düşünür.
Her gelen rind kanar zevke
bu mecliste Kemâl
Cânib-i rahmete son çektiği sâğarla döner
Cânib-i rahmete son çektiği sâğarla döner
Yahya
Kemâl
Sâğar
: kadeh
Beyitte geçen "kanar" kelimesinde îhâm sanatı vardır. Zira kelimenin aldanmak ve doymak, kanmak şeklinde iki anlamı vardır ve beyit bu iki anlamın hangisiyle açıklanırsa açıklansın anlamlı olur.
Beyitte geçen "kanar" kelimesinde îhâm sanatı vardır. Zira kelimenin aldanmak ve doymak, kanmak şeklinde iki anlamı vardır ve beyit bu iki anlamın hangisiyle açıklanırsa açıklansın anlamlı olur.
"Kanar"
kelimesini "aldanmak" anlamında alırsak beytin anlamı şu şekilde okur
:
"Kemâli, her gelen rind bu mecliste zevke
aldanır ve rahmet tarafına, son çektiği kadehle döner."
"Kanar"
kelimesini "kanmak ve doymak" anlamında aldığımızda ise beytin anlamı
şu şekilde olur :
"Kemâl,
her gelen rind bu mecliste zevke doyar, kanar (ve) rahmet canibine son çektiği
kadehle döner."
Şemîm-i
kâkülün almış nesîm gülşende
(Sabah
esen hafif tatlı rüzgâr, gül bahçesinde senin kâkülünün güzel kokusunu almış ve
sünbüle demiş ki, sende emanet olsun bu -koku-.)
Bu
beyitte “bu” sözcüğü, hem koku hem de işaret sıfatı anlamlarıyla birlikte
kullanılmıştır.
Îhâm sanatını, kendisi ile benzerlikler gösteren
tevriye ve kinâye sanatları ile karıştırmamak gerekir.
Îhâm
sanatında kelimenin gerçek anlamları üzerinde durulur ve beyitte ikisi de
anlamlıdır. Tevriye sanatında iki gerçek anlamlı ama uzak anlam kastedilir.
Tevriye
sanatı da îhâm sanatı gibi kelimenin iki gerçek anlamı üzerine kurulur ancak
tevriyede kelimenin uzak, dolaylı anlamı kastedilir. Îhâmda ise anlamların
ikisi de yakın anlamlıdır ve şiire, beyte uyar.
Îhâmı
kinâyeyle de karıştırmamak gerekir. Çünkü kinâyede kelimenin birkaç gerçek alamı
değil, gerçek ve mecazlı anlamı bir arada kullanılır ve özellikle mecazlı
anlamı kastedilir.
İstihdam
sanatı îhâma son derece yakın bir sanattır. Onda da kelimelerin gerçek manası
söz konusudur.
İham iki türlüdür:
İham sanatı, tenasüp ve tezat sanatlarına bağlı
olarak da yapılır. tenasüble birlikte yapılan ihama iham ı tenasüp tezatla birlikte yapılan ihama ise iham ı tezat denir.
a.İhâm-ı
Tenâsüb
Birkaç
anlamı olan bir kelimenin dize yada beyit içinde kastedilmiş yada vehmedilmiş
-ki buna diğer başka bir kelimeyle işaret vardır- söylenmemiş anlamıyla, öteki
kimi kelimeler arasında anlam ilgisi kurmaktadır. Bu sanat adından ve
tanımından da anlaşılacağı gibi îhâm ile tenâsüp sanatının
birleşmesiyle olur.
Mihr
solmazsın bana rahm eylemezsin bunca kim
Sâye tek sevdâ-yı zülfün pây-mâl eyler beni
Sâye tek sevdâ-yı zülfün pây-mâl eyler beni
Fuzûlî
Beyitte
"mihr" kelimesinin sevgi anlamı beytin genel anlamıyla ilgilidir.
Zirâ sâye-i zülfün derken senin saçının gölgesi şeklinde sevgili muhataptır. Fakat
"mihr"in bir de güneş anlamı vardır ve kastedilmemiştir. Sâye (gölge)
sözcüğüyle de "mihr"in güneş anlamının ilgili olması îhâm-ı tenâsüb
sanatını doğurur.
Sür sâkiyâ kümeyt-i sebük-seyr-i sâgarı
Gezdirmedir ilâcı su inmiş ayağına
(Ey saki, kadehteki
çabuk içiliveren şarabı ortaya sür; ayağına su inmiş, ilacı gezdirmedir.)
Bu beyitte
“ayak” sözcüğünün hem organ ismi, hem de kadeh anlamı vardır. Birinci anlamı
vurgulanmış, ikinci anlamı olan “kadeh” in “kümeyt”, “sakî” ve “sâgar”
sözcükleriyle ilgisi kurulmuştur.
Ne
güzel vâkıadır bu ki asup can gözünü
Hâb-ı
gaflette geçen ömrümü rü’yâ gördüm
Zatî
(Can gözünü
açıp gaflet uykusunda geçen ömrümün bir rüya olduğunu görüp anlamam ne güzel
bir olaydır. Rüya, düş kelimelerinin kastedilmeyen ikinci anlamının hâb ve rüya
sözcükleriyle ilişkisi vardır.)
Bir ibaredeki
kelimelerden birinin ya da birden fazlasının kastedilmeyen anlamıyla o
ibaredeki tenasüb ilişkisi içinde yer almasıdır. İki anlamı olan bir sözcüğün
cümlede kastedilmeyen anlamıyla aralarında tenasüb bulunan diğer sözcüklerin
anlamları aralarında tezad dışında bir ilişki bulunmasıdır.
Emir kipi
olarak gül, gülmek ve bülbül aynı ibarede yer alırsa, gül sözcüğünün çiçek
değil eylem manasında kıllanılmasından mütevellit îhâm-ı tenâsüb gerçekleşmiş
olur.
“Titrerdi
o bûsenle açan gonca gülünce”
Faruk
Nafiz
Kan edüp bağrım içim âh etme her dem ey felek
Hürmetüm dut bir iki gün kim senün mihmânunam
(Ey felek bana her an ah ettirerek bağrımı kanla doldurma.
Ben senin misafirinim, bir iki gün beni hoş tut.)
Kan, ah etmek, dem (an) kelimeleri bir arada kullanılmıştır.
Dem kelimesinin kan ve nefes anlamları da vardır. Burada kan anlamı
kastedilmiyor ama mısrada geçen kan ile ilgi kurulmuştur.
b. İham-ı Tezat
Birden fazla
anlamı olan bir sözcüğünün mısra ya da beyit içinde söylenmeyen anlamıyla
karşıt anlamı olan bir sözcük arasında ilgi kurularak yapılan iham sanatıdır.
Vakt-i iftâr kühen sözlere karnım toktur
Vehbiyâ aç elini hayr duâ eyle hemân
(İftar vakti
modası geçmiş sözlere karnım toktur. Ey Vehbi, elini aç ve hemen hayır dua
eyle.)
“Aç” sözcüğü
hem “açmak” eyleminin emir şeklidir; hem de karnı acıkmış, yeme ihtiyacı duyan
kimse anlamındadır. Burada sözcüğün ilk anlamı kullanılmış, kullanılmayan
ikinci anlam ise “toktur” sözcüğüyle karşıtlık oluşturmuştur.
*
Tevcih
Bu sanat bazı belâgat kitaplarında îhâm ve
muhtemilü’z-zıddeyn olarak da adlandırılmış olup, bir cümlede iki zıt anlama gelebilecek bir söz
veya kelime söylenilmesi esasına dayanmaktadır.
Tevcih sanatı bir
sözü hem övme hem de yerme ihtimalini içerecek şekilde söylemeyi de
kapsamaktadır.
Tevriye ve iham sanatlarıyla yakın bir ilişkisi
bulunduğundan bu sanatlarla karıştırıldığına da rastlanmaktadır.
...
Tevcîh Arapça “vech” kökünden gelip lügat anlamı
tef’îl vezninde: “Yöneltme, doğrultma, yönlendirme,
rehberlik etme, yönetme, kumanda etme, talimat, yönerge” (Mutçalı,
2012:985) olan tevcîh kelimesi bir belâgat terimi olarak mana sanatları
arasında yer almakta ve iki zıd anlama gelebilecek şekilde söz söylemeyi ifade
etmektedir.
Tevcîhte bir kelimenin anlamında hem müspet, hem menfi ya da
hem övgü hem de yergi ihtimâli bulunmaktadır. Mesela Sürûrî’nin Bahru’l-Ma’ârif’inde
geçen:
“Ey hâce ziyâ şeved zi-rû-yı tû zulem
Bâ-hulk-ı tû sûd bi-nümâyed mâtem
( Ey hoca, aydınlık olur senin yüzünden karanlıklar
Senin huyunla faide
gösterir matem)
beytinde her iki
mısrada da virgül, olur ve gösterir fiillerinin önüne konulduğunda müspet,
ardına konulduğunda ise menfi anlamlar ortaya çıkmaktadır.
Tevcîh sanatı hem bir kelimede hem de kelâm yani konuşmada
gerçekleşebilmekte, cümledeki fiilin önüne veya arkasına virgül konulduğunda bu
sanat oluşmaktadır. Bu durumda bu sanat, iki zıt kelime veya durumun cümlede münasebete göre
yöneltilmesi anlamına gelmektedir.
Muhittin Eliaçık
http://www.arastirmax.com/system/files/dergiler/79199/makaleler/9/12/arastirmax-belagat-kitaplarinda-tevcih-sanatinin-tarif-tasnifi.pdf
Kaynaklar:
http://www.edebiyatogretmeni.com/edebi-sanatlar/iham-i-tenasup
http://www.edebyahu.com/terim/132/iham-i-tenasup
http://www.liseedebiyat.com/index.php/dvan-edebyati/4-edebisanatlar/1777-ham.html
http://www.edebiyatogretmeni.org/iham/
http://www.turkceciler.com/soz_sanatlari/iham.html